Yaşamın farklı dönemlerinde kişinin kendisiyle, ilişkileriyle ve içinde bulunduğu dünyayla ilgili çeşitli güçlükler ortaya çıkabilmektedir. Kaygı, mutsuzluk, yalnızlık, kararsızlık, ilişkisel sorunlar ya da yaşamın anlamına dair sorular gündelik yaşamı etkileyebilmektedir. Bazı durumlarda yaşanan güçlüğü tanımlamak zorlaşabilir ve kişi yalnızca bir şeylerin yolunda gitmediğini hissedebilir.

Psikoterapi sürecinde bu deneyimler, yalnızca ortadan kaldırılması gereken sorunlar olarak değil, kişinin kendisiyle ve yaşamıyla kurduğu ilişkiyi anlamaya yönelik bir başlangıç noktası olarak da ele alınmaktadır. Kişinin duygu ve düşünceleri, ilişkileri, yaşam öyküsü ve içinde bulunduğu koşullar bir bütün olarak değerlendirilmektedir.

Varoluşçu yaklaşım doğrultusunda yürütülen çalışmalarda özgürlük, sorumluluk, seçimler, belirsizlik, yalnızlık, kayıp ve anlam arayışı gibi insan deneyiminin temel boyutlarına yer verilmektedir. Kişinin kendi deneyimlerini daha yakından keşfedebilmesi ve yaşamına dair sorularını ele alabilmesi için terapötik bir alan oluşturulması hedeflenmektedir.

Ergenlerle yürütülen çalışmalarda gelişim döneminin özellikleri, aile ve akran ilişkileri, kimlik oluşumu ve bireyselleşme süreci de gözetilmektedir. Her terapi süreci kişinin ihtiyaçları, yaşam koşulları ve bireysel farklılıkları doğrultusunda ele alınmaktadır.