Yaşamın ilerleyen dönemleri; değişen roller, emeklilik, fiziksel ve sosyal yaşamdaki dönüşümler, kayıplar ve geçmiş yaşam deneyimlerini yeniden değerlendirme ihtiyacı gibi pek çok konuyu beraberinde getirebilmektedir. Bu dönem, yaşlanmayla ilişkili güçlüklerin yanı sıra kişinin yaşamına, ilişkilerine ve kendisi için anlamlı olana yeniden bakabildiği bir süreç olarak da değerlendirilmektedir.

Geçmiş deneyimlerin bugünkü yaşam üzerindeki etkileri, geleceğe ilişkin belirsizlikler, yalnızlık, ölüm ve kayıp deneyimleri ya da yaşamın anlamına ilişkin sorular bu dönemde gündeme gelebilmektedir. Bu deneyimler, her bireyin yaşam öyküsü ve kişisel koşulları çerçevesinde farklılık göstermektedir.

Varoluşçu yaklaşım doğrultusunda kişinin yaşam öyküsü, mevcut koşulları ve yaşamına ilişkin değerlendirmeleri birlikte ele alınmaktadır. Terapi sürecinde kişinin kendi deneyimlerine alan açabilmesi, değişen koşullarla kurduğu ilişkiyi keşfedebilmesi ve kendisi için anlamlı olanı araştırabilmesi desteklenmektedir.

Çalışmalarda yaşa ilişkin kalıp yargılardan uzak durularak kişinin ihtiyaçları, ilişkileri, yaşam deneyimleri ve bireysel farklılıkları gözetilmektedir.