Kaygı bazen belirgin bir düşünce ya da yoğun bir duygu olarak değil, zihnin arka planında hiç durmadan çalışan küçük ihtimaller olarak belirir.

Onu fark etmek; hemen susturmaya çalışmaktan önce, bedendeki ve gündelik ritimdeki izlerine dikkatle bakmayı gerektirir. Bu farkındalık, yaşanan deneyimle aramıza yargısız bir mesafe koymanın ilk adımı olabilir.